Hafıza Teknikleri
Bilgiye Tutamak Eklemek
Önizleme
Üniversite yıllarımda bir gün bir arkadaşımla sohbet ediyorduk.
Ona yıllar önce yaşadığım olayları anlatıyordum — ama yalnızca olayları değil, tarihleriyle birlikte. On yıl, on beş yıl öncesinin günlerini, aylarını veriyordum. Arkadaşım şaşırdı ve sordu: "Sen hem olayı hatırlıyorsun hem de tarihleri nasıl aklında tutuyorsun?"
Ona o gün şunu söyledim: "Bilgi beynin gıdasıdır. Ben tarihlerle birlikte olayları anlatırken, akılda tutmakta zorlanmak şöyle dursun — bilakis daha rahat tutuyorum. Çünkü tarih sayısaldır, olay sözeldir ve görseldir; bunlar birbirine zincirleme bir bağ kurar ve olayı çok daha sağlam aklımda tutmamı sağlar."
yazarın tezi: O an farkında değildim ama aslında bu kitabın bütün hafıza felsefesini tek cümlede söylemiştim. Bir bilgiyi tek başına değil, başka bilgilerle bağlayarak tutmak — işte hafızanın sırrı budur.
Hafıza neden 'tutamak' ister?
yazarın tezi: Bir önceki bölümde tutamak kavramını tanımıştık: bir bilgi ne kadar çok biçimde kodlanırsa — sözel, görsel, mekânsal, sayısal — onu geri çağırmak için o kadar çok yolumuz olur. Hafıza teknikleri, işte bu tutamakları kasıtlı olarak ekleme sanatından başka bir şey değildir.
bilim: Çünkü beyin, soyut ve yalıtılmış bilgiyi tutmakta zorlanır; ama somut, görsel ve birbirine bağlı bilgiyi neredeyse hiç çaba harcamadan saklar. yazarın tezi: İkinci bölümde tanıdığımız o muazzam ağ, bağlantıyla beslenir. Bağlantısız bir bilgi, ağa tutunamayan bir iplik gibidir — ilk silkelemede düşer. Şimdi bu tutamakları eklemenin üç güçlü yolunu ve hepsinin üstündeki asıl ilkeyi göreceğiz.