Hatadan Öğrenmek
Sağlamanın Felsefesi
Önizleme
Önceki bölümde haritaları birbirine bağlayarak zihin sarayını kurduk. Ama her inşaatta olduğu gibi, bu sarayda da yanlış konmuş bir taş, eğri çekilmiş bir duvar olabilir. Şimdi o hataların ne olduğunu, neden korkulmaması gerektiğini ve nasıl ayıklanacağını konuşacağız.
Önce bir sınır: Hangi hatadan söz ediyoruz?
yazarın tezi: Bu bölüme başlamadan önce çok önemli bir sınır çizmemiz gerekiyor — tıpkı birinci bölümde öğrendiğimiz gibi, bir şeyi anlamak için önce onun ne olmadığını söylemeliyiz.
yazarın tezi: Bu bölümde kastedilen hata, bilgi ve çözüm yolundaki yanılgıdır: bir hesabın yanlış çıkması, bir bağın tutmaması, bir yöntemin işlememesi, bir okumanın eksik kalması. Bunlar öğrenmenin parçasıdır ve öğretirler.
yazarın tezi: Kastedilen kesinlikle ahlaki veya dinî sınırların çiğnenmesi değildir. Bu bölüm "hatadan öğrenilir" derken, asla "haddi aşmayı dene de gör" demez. Ahlaki ve dinî hudutlar, denenecek yollar değil; baştan korunması gereken çizgilerdir. İlim yolundaki yanılgı insanı olgunlaştırır; haddi aşmak ise olgunlaştırmaz, yıkar. Bu ikisini birbirine karıştırmak, bu bölümün ruhuna taban tabana zıttır.
İlim yolundaki hata bir öğretmendir; ahlaki sınırın çiğnenmesi ise bir uçurumdur. Biri yolu gösterir, diğeri yolu yok eder.