Bu Kitap Nasıl Okunur?
Bu kitap iki dili birden konuşur.
bilim: Bir yanda bilim vardır: ölçülebilir, sınanabilir, kaynağı gösterilen bilgi. gelenek: Öte yanda ilim ve gelenek vardır: binlerce yılın damıttığı, sınanması güç ama hayatın içinde doğrulanan hikmet. yazarın tezi: Bu kitap ikisini karıştırmaz — yan yana koyar ve aralarındaki köprüyü açıkça gösterir.
Bu yüzden okurken üç farklı sesi ayırt edeceksin. bilim: "Araştırmalar gösteriyor" dendiğinde bilim konuşuyordur; kaynağı sayfanın altındadır. gelenek: "Gelenek söyler" ya da "fıtrat" dendiğinde kadim hikmet konuşuyordur. yazarın tezi: "Bu kitabın önerdiği" dendiğinde ise yazarın kendi tezi konuşuyordur.
Bu ayrımı yapmamızın sebebi birinci bölümde anlatılacak: bir şeyi gerçekten bilmek, onu diğer her şeyden ayırt edebilmektir. Bilimi gelenekten, geleneği görüşten ayırt edemeyen bir zihin, hiçbirini tam kavrayamaz.
Bilim "nasıl" sorusunu yanıtlar, gelenek "niçin" sorusunu. İkisi çatışmaz; biri diğerinin bıraktığı boşluğu doldurur.
Şimdi başlayabiliriz. Ama hangi kelimenin hangi sesle konuştuğuna dikkat ederek.